Oscar Wilde diyor ki; “Düşen bir çığda hiçbir kar tanesi kendisini olup bitenden sorumlu tutmaz.” Kar tanesi anlayışı sorululuktan, gerçeklerden kaçmaktır. Oysa, çığın oluşması kar yığıntısının kaymasıyla oluşur. Sorumluluk, bütün kar tanelerine aittir. Bireyler ve toplumlar, kendilerine düşen görevleri yerine getirmeleri ve oluşan sorunlar karşısında sorumluluklarını kabullenmeleri halinde sorunlarını çözerler. Sorunları oluşturan nedenler bilinip giderilmeden yeni benzer sorunların oluşması engellenemez. Toplumsal görev üstlenmek, proaktif insan olmayı gerektirir. Proaktif insan, sorumluluk alanında gereken kararları zamanında verir. Verilen kararların olumlu ya da olumsuz sonuçlarının sorumluluğunu kabullenir; bahane üretmez. Sorumluluğu başkasına yıkan, bahane üretme davranışı gösteren sorumlularla sorunları çözmek olanaksızdır. Proaktif sormluluk bilincinde olan sorumlu görevliler sorunların çözümü için;"Ya bir yol bulurlar, ya bir yol açarlar, ya da yoldan çekilirler." Bir ülkede olan yıkımlarda, sorumlular kar taneleri anlayışında ise ve görevlerine devam edebiliyorlarsa o ülkede daha çok yıkımlar olacak demektir. Olanlar karşısında görevi gereği “sorumlu benim” diyebilmek toplumsal sorumluluk bilinci gerektirir. Hayatta en acıklı durum ; sorumluluk sahibi görevlilerin problemlerin kendilerinden kaynaklandığını görememesidir. Sorunları ve görmemekse, çözümü görememekten daha büyük sorundur. Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Sorunları, sorunlular çözemez ! Atalarımız ;" Eğri cetvelle doğru çizgi çizilemez," diye uyarıyor.