Konuşmak iletişim araçlarından biridir. İletişim ise, bir başkasının dünyasına girip, onun anladığını hissetmek ve onunla güçlü bir bağ kurabilmek yeteneğidir. Günlük hayat içinde iletişim eksikliği yerli yersiz konuşma nedeniyle ortaya çıkar. Her şeyin fazlası gibi çok konuşmak da zarardır. İnsanlar çoğu zaman dinlerken konuşmaya meyillidir. Hatta sevmedikleri bir insan konuşuyor ise, ön yargılı bir şekilde karşı tarafın tezlerini çürütmeye çalışır. Fakat aynı görüşler sevilen bir insan tarafından konuşuluyor ise bu sefer onun yanında olduğunu gösteren onay konuşmaları yapılır. Sözün en güzeli; söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı, kısa ve anlamı derin olan sözdür. Ya susmak, ya da susmaktan daha kıymetli bir söz söylemek gerekir. "Çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz" diyen atalarımız aslında az konuşmanın bir erdem olduğunu anlatmışlardır. Konuşmak ihtiyaç olabilir; ama yerinde susmak bilgeliktir. Cicaron”a sormuşlar; ”Batı Roma İmparatorluğu niçin yıkılmıştır? Cicaron;” Bilgisizdik. Az düşünüyor, çok konuşuyorduk.” diye cevap vermiş. İnsanlar arası sağlıklı bir ilişki ve iletişim insanca yaşamanın temelini oluşturur. Doğan Cüceloğlu, iki insan arasında sağlam ve sağlıklı bir ilişki kurmanın en temel ilkelerini;
"*Seni önemsiyorum.
*Seni olduğun gibi kabul ediyorum.
*Sana tekliğin içinde değer veriyorum,
*eşin benzerin yok ve ben bunun farkındayım.
*Sen muhteşem bir potansiyelsin,
*istediğin şeyi öğrenip yapabilecek gücünün olduğunun farkındayım.
*Sana emek ve zaman vermek istiyorum, çünkü sen sevilip geliştirilmeye layıksın.
*Sen bir bireysin, buna saygı duyuyorum ama biz aileyiz, aynı ekipteyiz ve senin de bu ekipte sorumlulukların var." Şeklinde belirtiyor. İki insan birbirinin farkına varınca iletişim başlar. Birlikte yaşamak, karşılıklı saygı ve sorumluluk ister.