10 Aralık günü dünya İnsan Hakları günüdür. . Yine bu konuda dünyada birçok şey yazılacak, nutuklar atılacak, yalanlar dile getirilecek, insanların gözleri boyanacak ama gerçekte insan hakları değil, güçlülerin güçsüzleri hakladıkları bir gün olarak kutlanması gerekir! Dünyanın gözü önünde bunca haksızlığın yapıldığı, binlerce masum insanın katledildiği, binlerce insanın aç susuz bırakılarak ölüme terk edildiği bir dünyada hangi insan hakkından bahsedilir ki. Dünyanın beş daimi üyesinin istediği gibi at oynadığı bir dünyada ve bilhassa dünyanın en büyük iki üyesi ABD ve RUSYA' nın insanların hayatıyla kedinin fareyle oynadığı gibi bir dünyada hangi insan hakkından söz edilecek. İki kutuplu bir dünyada bir yanda yaşlı ve bunak, değil kendini idare etmekten mahrum ,ülkesini idare etmeye çalışan çılgın bir ABD Devlet başkanı bir yanda da eski Çarlığı canlandırmak istediği için hiç sebepsiz yere Ukranya yı işgal edip binlerce insanın kanına girerek kış günü milyonlarca insanı soğukta perişan eden bir deli Petro özentisi Putin in dünyaya meydan okuduğu bir zamanda insan haklarından söz edilebilir mi. ABD nin daha kurulurken kanına girdiği milyonlarca yerli halkın ve sonrasında Afrika kıtasından getirdiği ve yıllarca köle gibi kullanıp kanına girdiği milyonlarca masum insanın yaşandığı bir dünyada, Yine Vietnam da başlayıp daha sonra Afganistan da devam eden savaşlarda kıyılan bunca insanın halen bu ülkelerde devam eden bir iç savaşın yaşandığı bir dünyada, Kara Afrika nın zengin yer altı kaynaklarının ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından sömürülüp halen milyonlarca insanın açlık kıtlık ve yoksullukla mücadeleye terk edildiği bir dünyada, Yine özellikle çeşitli hile ve entrikalarla yıktıkları, her gittiği yere medeniyet, adalet ve insanlığı götüren Osmanlıdan sonra bilhassa sırf petrolü olduğu için Orta doğuya girip bir daha çıkmak bilmeyen ve İslam ülkelerini parçalayarak oralara bir daha rahat ve huzurun bırakılmadığı bir dünyada, Sadece Petrolu olmaktan başka bir suçu olmayan Orta doğuda yıllarca Irakla İranı savaştırarak yok yere bir sürü insanın kanının döküldüğü bir dünyada, Yine Orta doğunun göbeğinde İsrail gibi bir devlet kurdurarak İslam ülkelerini parçalayıp yıllarca kanayacak bir çıbanbaşı gibi bir devletin terör estirdiği ve bilhassa gariban Filistinlilere her türlü insanlık dışı zulümleri 2 yılı aşkın zamandan beri beri şimdiye kadar hiç görülmemiş bir vahşetin ve soy kırımın uygulandığı görünürde 60bin kişi olan aslında daha fazla kadın çoluk çocuk yaşlı genç insanın acımasızca katledildiği ve başta ABD olmak üzere Avrupa’nın ve bütün dünyanın seyirci kaldığı bir dünyada, Yine Avrupanın göbeğinde sırf Müslüman ve Türk oldukları için, Sırbistan da medeni Avrupa’nın gözlerinin önünde bilerce insanın zülüm ve tecavüz edilerek haksız yere öldürüldükleri bir dünyada, Yine Doğu Türkistan da Çin tarafından yıllarca zülüm kıyım ve soykırımına uğrayan binlerce soydaşımızın yok olmasını görmek istemeyen bir dünyada, Yine Müslüman oldukları için Hindistan’ın uyguladığı zulme göz yumulan Keşmir ve Mynamar ın masum insanlarının kıyıma uğradığı bir dünyada, Bir hristiyan veya bir yahudinin burnu kanadığı zaman dünyayı ayağa kaldıran başta ABD olmak üzere dünyanın sözde birçok medeni ülkeleri 2007- 2013 yılları arasında Afganistan da sözde barışı korumak için görevlendirilen Avustralya askerlerinin sırf kan görmeye alışsınlar insan öldürmeyi öğrensinler diye 39 sivil tutuklu müslümanı kasten öldürürken seyirci kalıp kıllarını kıpırdatmadığı bir dünyada, Yine silaha ve atom bom-basına trilyonların harcandığı ama Yemende Afrika da ve daha dünyanın birçok yerinde bir lokma ekmek bulamayıp açlıktan susuzluktan ölüme terk edilen birçok çocuğun yaşama mücadelesi verdiği bir dünyada, Yine yaklaşık 50 yılı aşkın bir süreden beri devam eden ve ABD, Rusya ve birçok Avrupa ülkesi tarafından desteklenen ve beslenip başımıza bela edilen sözde Kürt haklarını koruması bahanesi altında ülkemizi parçalamaya, yıkmaya yok etmeye çalışılan, birçok masum insanımızı, başta kürt vatandaşlarımız olmak üzere, çocuk, kadın yaşlı genç ve asker polis ve güvenlik güçlerimizi yok etmeye çalışan bir örgütün başımıza sarıldığı bir dünyada, ve 2025 nin ilk 11 ayında sadece ülkemizde suçsuz günahsız ve mas-um 300 üzerinde kadının eşleri, kocaları babaları ve yakınları tarafından acımasızca öldürüldüğü bir dünyada insan haklarından söz edilebilir mi, Yine cahiliye devrinde kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü ve kadınların bir ticaret malı gibi görüldüğü ve islamiyetin gelişi ile kadına ve çocuğa insan değerinin verildiği ama yine sırf İslam düşmanlığı yüzünden insanlıktan nasibini almamış, insanlıktan bihaber kişiler yüzünden kadınları ve çocukları katledip haksız yere islamiyetin ve hakiki Müslümanların haksız yere suçlandıkları bir dünyada. Ve yine başta Afrika ve Sudan olmak üzere dünyanın birçok yerinde gıda su ve süt
bulamadığı için ölen binlerce masum, çocuk ve insan olduğu halde başta silaha savaş malzemesine trilyonlar harcayanlara ve bir yoksula fakire bir kuruş vermeyip kedisi ve köpeğinin sütü ve maması için milyonlar harcayan sözde yardımseverlerin olduğu bir dünyada insan haklarından söz edilebilir mi. Daha buraya sığdıramadığımız birçok haksızlıkların yaşandığı bir dünyada insan haklarından değil, güçlülerin güçsüzleri yok ettiği haksızlıklardan söz edilmesi gerekir. İnsan hakları günüymüş güldürmeyin insanı. Sağlık ve esenlik dileklerimle..