Savaş Köyü Kadınlar Derneği hazırlıklarını tamamladı.15 Ağustos Cumartesi günü köy meydanında gerçekleştirilecek Mokta Festivali; müzikten yöresel yarışmalara, davul zurnadan geleneksel kültüre kadar birbirinden renkli etkinliklere sahne olacak.
“Biz Sadece Festival Yapmıyoruz, Köyümüzün Geleceğine Bir İz Bırakıyoruz”
Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Savaş Köyü’nde kadınların öncülüğünde başlayan dayanışma hareketi, şimdi büyük bir festivale dönüşüyor. Kurulduğu günden bu yana köyün tanıtılması, birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi, kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla önemli çalışmalara imza atan Savaş Köyü Kadınlar Derneği, bu kez çok daha büyük bir organizasyona hazırlanıyor. Dernek yönetiminin verdiği bilgiye göre, bir kadın derneğinin öncülüğünde düzenlenmesi bakımından Türkiye’de örnek ve ilk olma iddiası taşıyan Mokta Festivali, 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü Savaş Köyü meydanında gerçekleştirilecek. Festival adını Savaş Köyü’ nün geçmişte kullanılan adı “Mokta”dan alıyor. Günlerdir süren hazırlıklarda artık sona gelindi. Kadınların büyük emek verdiği köy meydanı, 15 Ağustos’ta kültürün, müziğin, dostluğun ve dayanışmanın buluşma noktası olacak.
Sunuculuğunu Nurbay Usta Yapacak
Festivalin sunuculuğunu televizyon program yapımcısı ve sunucu Nurbay Usta üstlenecek. Bölgenin sevilen ses sanatçılarından Pınar Çelik ile Özgür Kara ve genç tulumcu Melik Özçevik festivalde sahne alacak. Davul-zurna eşliğinde yöresel oyunların oynanacağı etkinlikte çeşitli yarışmalar düzenlenecek; Şavşat’ın ve Savaş
Köyü’nün örf, adet, gelenek vegörenekleri yaşatılacak. Festival yalnızca bir eğlence organizasyonu değil; köy kültürünün yaşatılması, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurulması ve özellikle kadınların sosyal hayattaki gücünün ortaya konulması açısından da büyük önem taşıyor.
Rengin Akdemir: “Bir Kadın İsterse Evini, Köyünü Ve Geleceğini Güzelleştirebilir”
Savaş Köyü Kadınlar Derneği Başkanı Rengin Akdemir, festival öncesinde yaptığı açıklamada hazırlıkları tamamladıklarını belirterek herkesi Savaş Köyü’ne davetetti.
Akdemir duygularını şu sözlerle ifade etti: “Günlerdir büyük bir heyecan ve özveriyle hazırlanıyoruz. Yorulduk ama her yorulduğumuzda köyümüzü, çocuklarımızı,
büyüklerimizi ve geleceğimizi düşündük. Çünkü biz sadece bir festival düzenlemiyoruz; köyümüzün geçmişine sahip çıkıyor, geleceğine küçük de olsa bir iz bırakmaya çalışıyoruz. Biz kadınlar bu köyde yıllarca ürettik, tarlada çalıştık, sofralar kurduk, çocuklarımızı büyüttük, acıyı da sevinci de birlikte paylaştık. Şimdi aynı
ellerle köyümüzün kültürüne ve geleceğine de sahip çıkıyoruz. Amacımız insanlarımızı bir araya getirmek, birbirine hasret kalanları buluşturmak, bölgemizi ve köyümüzü tanıtmak, kültürümüzü çocuklarımıza aktarmaktır. Aynı zamanda kadının isterse neler başarabileceğini göstermek istiyoruz. Biz Cumhuriyetin kadınlarıyız. Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk kadınına açtığı yolda; üreten, düşünen, yöneten, sorumluluk alan ve memleketine sahip çıkan kadınlar olarak yürümek istiyoruz. Bu yolculukta yalnız olmadığımızı görmek de bizi ayrıca mutlu ediyor. Köy muhtarlığımızın, köyümüzdeki erkeklerin, gençlerimizin ve köy dışında yaşayan hemşehrilerimizin bizlere verdiği destek çok kıymetlidir. Çünkü bu festival yalnızca kadınların değil, bütün Savaş Köyü’nündür. 15 Ağustos’ta kapımız da gönlümüz de herkese açık. Herkesi Mokta Festivalimize bekliyoruz.
Alev Aslan: “Bizim En Büyük Gücümüz Birlikte Olabilmek”
Savaş Köyü Kadınlar Derneği Başkan Yardımcısı Alev Aslan da festivalin kendileri için çok özel bir anlam taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bir köyü köy yapan yalnızca evleri, yolları ve toprakları değildir. Bir köyü yaşatan; hatıraları, türküsü, düğünü, horonu, komşuluğu, dayanışması ve birbirinin kapısını çalabilen insanlarıdır. Biz bütün bunları kaybetmeyelim istiyoruz. Çocuklarımız ve gençlerimiz nerede yaşarsa yaşasın, dönüp baktıklarında ‘Benim bir köyüm, bir kültürüm ve ait olduğum bir yer var’ diyebilsinler istiyoruz. Kadınlarımızla birlikte çıktığımız bu yolda en büyük sermayemiz paramız değil, birbirimize olan inancımız oldu. Birimiz yorulduğunda diğerimiz elinden tuttu. Birimiz umutsuzluğa düştüğünde diğerimiz ‘Devam edeceğiz’ dedi. İşte bugün ortaya çıkan bu festival, o dayanışmanın eseridir. Biz bu meydanda yalnızca eğlenmeyeceğiz. Geçmişimizi hatırlayacak, büyüklerimizi dinleyecek, çocuklarımızın gözlerindeki mutluluğu görecek ve aynı sofranın, aynı türkünün, aynı horonun etrafında yeniden birbirimize sarılacağız. Bize destek veren köy muhtarlığımıza, erkeklerimize, gençlerimize, kadınlarımıza ve uzakta olup kalbi Savaş Köyü için atan bütün hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. 15 Ağustos günü kimse kendisini misafir olarak görmesin. O gün Savaş Köyü’ne gelen herkes bizden, herkes bu büyük ailenin bir parçasıdır. Gelin, Mokta’da aynı sofraya oturalım, aynı türküye eşlik edelim, aynı horonda omuz omuza verelim.
Bir Festivalden Daha Fazlası…
15 Ağustos’ta Savaş Köyü meydanında kurulacak sahne aslında sadece sanatçıların çıkacağı bir sahne olmayacak. O sahnede kadının emeği, köyün hafızası, geçmişin mirası ve geleceğe duyulan umut olacak. Bir tarafta tulumun sesi, diğer tarafta davul-zurna… Bir tarafta yılların yorgunluğunu taşıyan köy kadınları, diğer tarafta kültürünü öğrenmeye çalışan çocuklar…Gurbette yaşayanlarla köyde kalanlar aynı meydanda buluşacak. Belki yıllardır birbirini görmeyen insanlar aynı horon halkasında yeniden el ele tutuşacak. Ve o gün Savaş Köyü’nde en güçlü mesaj şu olacak:
Kadın varsa emek vardır.
Kadın varsa üretim vardır.
Kadın varsa dayanışma vardır.
Kadın varsa kültür yaşar.
Kadın varsa köyün geleceğine dair umut vardır.
15 Ağustos’ta Yolunuz Savaş Köyü’ne Düşmesin; Yolunuzu Savaş Köyü’ne Çevirin!
Savaş Köyü Kadınlar Derneği’nin günlerdir büyük bir özveriyle hazırlandığı Mokta Festivali için artık geri sayım başladı. 15 Ağustos Cumartesi günü Savaş Köyü meydanında kurulacak sofraya, söylenecek türkülere, çalınacak tuluma, davul-zurnaya ve kurulacak kardeşlik halkasına herkes davetli. Çünkü bu kez bir köyün kadınları sadece festival yapmıyor. Kadının gücünü, Anadolu köylerinin dayanışmasını ve “Birlikte olursak başarabiliriz” sözünü bütün Türkiye’ye Savaş Köyü’nden haykırmaya hazırlanıyor.




